Perşembe, Mayıs 28, 2026

En Çok Okunanlar

spot_img

Benzer Yazılar

Genç Savunuşu

   Öğretmenlerini seven, onlara saygı duyan bir gençtim. Onlar beni severdi, ben de onları çok severdim. Hepsine karşı sınırımı bilir, o şekilde iletişim kurardım. Saygı çerçevesinde konuşur, hâl hatır sorarım. O yüzden, bir öğretmene karşı kendimi savunmam gerekeceği hiç aklıma gelmezdi. Düşününce hâlâ gerçek dışı geliyor. Bazı cümleler vardır, sesi ve kelimeleri kulaktan yıllarca silinmez, şoku atlatılamaz. İşte o cümleleri bana bir öğretmen, yirmi sene önce kurdu. Üstelik 19 Mayıs’ta, yani bana adanmış bir bayramın hazırlığında… Cümleleri eksiksiz olarak şu şekildeydi: “Sen kısa boylu, zayıf, gözlüklü. Çık kenara. Zaten gözükmüyorsun, ne yaptığın belli değil bir de sıcaktan bayılıp kalacaksın, iş açma başımıza. Sen oynamıyorsun. Hey, sana diyorum ne bakıyorsun aval aval etrafa!’’

    Lise birinci sınıftaydım, yeni ortamın, yeni arkadaşların heyecanı ve stresiyle dolu bir yıl. İlçemizde tüm liseler birleşmiş, stadyumda 19 Mayıs gösterisi hazırlıyorduk. Gösteri için biz heyecanlıyken o öğretmen oldukça stresliydi. Verdiği direktiflerin çoğu bağırış şeklindeydi. Biz miydik stres yaptıran yoksa protokol müydü? Hatırlamıyorum. Büyük ihtimal protokoldü. Ama benim duruşum, görünüşüm, pek görünmemem de oldukça germiş olmalıydı. Gerçi o çalışmaya kadar gerdiğimi fark etmemiştim. İyi ki fark etmemiştim. Onca insanın içinde bağırmasaydı, yanıma gelip konuşsaydı belki de baştan çıkardım oyundan. Utanırdım, “Tamam’’ der çekilirdim oturduğum yere. O kadar bağırmasa ben kendimi yüksek sesle savunmazdım. Ama o yüksek hadsiz sesi bastırmam gerekiyordu. Tüm o acıyan gözlerden sıyrılıp bir hışımla hocanın yanına gittim. İlk kez bir öğretmene karşı geldim. Şokla sinirden titreye titreye yanına gidip bağırdım. “Ben iyiyim ve oynuyorum. Ne zayıflığım ne kısalığım ne de gözlüğüm sizi ilgilendirmez! Ben oyunu bozmuyorum, her şeyi düzgün yapıyorum. Bu yüzden sizin beni çıkarmaya hakkınız yok! Hem siz kimsiniz? Benim kendi öğretmenim var. o karar verir. Çıkmıyorum, çıkaramazsınız!’’ O sırada kendi beden eğitimi öğretmenim geldi. Beni sakinleştirdi. O öğretmene de sağlıklı olduğumu açıklayıp oyuna devam edebileceğimi söyledi ve devam ettim. İçimde kırgınlıkla, gerginlikle devam ettim çalışmalara. Bir yandan da hakkım olan gösteriye katılmanın gururu ve zafer sarhoşluğu vardı. “19 Mayıs” benim için başka bir gurur gününe daha dönüşmüştü. Gençlik heyecanını söndürmeyen, onlarla gururlanan, arkasında olan tüm öğretmenlere teşekkür ederim. Hep olacak hadsiz, saygısız, gençlik hevesini köreltmeye çalışan insanlar. Sesleri gür çıkacak kimi zaman. Kimi zaman sessizce yapmaya çalışacaklar. Dilerim ki bu korkutmasın gençleri,   gururunu kırmasın, onları küstürmesin. Gençliğin sesi her zaman daha gür, gururlu, inançlı olsun. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “Bütün umudum gençliktedir.’’  Nice 19 Mayıs’lara…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Selin Öykü Ata
Selin Öykü Ata
Bursa’nın Karacabey ilçesinde, 26.09.1991 tarihinde doğdum. Ailemle birlikte Karacabey’de ikamet etmekteyim. Sakarya Üniversitesi, uluslararası ilişkiler mezunuyum. Amatör olarak tiyatro ile ilgilenmekteyim. Karacabey ve Sakarya’da çeşitli oyunlarda rol aldım. Tiyatro, yazı yazmak, boyama yapmak hobilerimdir.

POPÜLER YAZILAR